Kolb'un Öğrenme Stili Modeli - Yaşantısal Öğrenme Modeli - Eğitim Kafe

Kolb’un Öğrenme Stili Modeli – Yaşantısal Öğrenme Modeli

Kolb’un Öğrenme Stili Modeli Nedir? Yaşantısal Öğrenme Modeli Nedir?

Öğrenme stili, en genel anlamıyla, bireyin öğrenmeye yönelik eğilimlerini ya da tercihlerini gösteren özelliklerdir ve bireylere özgüdür.

Öğrenme stilleri genellikle yaşa, cinsiyete, kültüre ve başarı düzeyine göre değişiklik gösterir. Gerçekte, bir öğrencinin öğrenme stili onun kişilik özellikleriyle benzerlik ya da uyum içindedir. Örneğin, günlük yaşamında yavaş ve düşünerek hareket eden bir öğrenci öğrenirken de aynı biçimde davranır. Buna karşılık, atılgan, düşünmeden hareket eden ve karar veren bir kişilik yapısına sahip olan bir öğrenci, öğrenmede de uygun olup olmadığı konusunda emin olmaksızın rasgele bir yaklaşım izler.

Kolb’a göre bireyler kendi yaşantılarından, deneyimlerinden öğrenirler ve bu öğrenmenin sonuçları güvenli bir şekilde değerlendirilebilir. Kolb, modelini kişilerin olay, olgu ve fikirlere nasıl yaklaştıklarını ve gündelik hayatlarında karşılaştıkları sorunları çözmek için hangi yollara başvurduklarını inceleyerek oluşturmuştur. Sonuçta, ‘’Somut Yaşantı’’, ‘’Yansıtıcı Gözlem’’, ‘’Soyut Kavramsallaştırma’’, ‘’Aktif (Etkin) Yaşantı’’ olmak üzere dört öğrenme biçimi bulunduğunu ve her bir öğrenme biçiminde farklı öğrenme yollarının olduğunu ortaya koymuştur.

Kolb, bu öğrenme biçimlerinin her birinin önemli olduğunu ve birbirini tamamlayacak şekilde kullanılması gerektiğini, etkin öğrenmenin sağlanabilmesi için öğretme – öğrenme sürecinin öncelikle öğrenenin hislerine, sonra düşüncelerine, daha sonra zihinsel soyutlamaya ve sonunda öğrenenlere deneme olanağı verecek şekilde düzenlenmesinin gerekliliğini savunmaktadır.

Kolb’ un öğrenme stilleri modeli:

A. Somut Yaşantı

Bu öğrenme biçiminde yaşantı ve problemlerle kişisel olarak ilgilenmek ve hissetmek, düşünmekten daha önemli görülmekte, kuram ve genellemeler yerine o anki gerçeğin tekliği ve karmaşıklığı hissedilmektedir.

Kolb bu öğrenme biçimine sahip olan kişilerin;

  • Diğer bireylerle olmaktan mutlu olduklarını, grup çalışması ve tartışmalara katılmaktan hoşlandıklarını ve bu konularda oldukça başarılı olduğunu,
  • Girişken, yeni görüş ve düşüncelere açık olduğunu,
  • Araştırma ve incelemeye hazır ve istekli olduklarını,
  • Keşfederek öğrenmekten hoşlandıklarını,
  • Meraklı olduklarını,
  • Yeni fikirler üretebildiklerini,
  • Yeni deneyimlerden öğrendiklerini,
  • Sistemli olmadıklarını ifade etmiştir.

B. Yansıtıcı Gözlem

Bu öğrenme biçimi düşünce ve olayları dikkatlice gözlemleyerek farklı görüş açılarından değerlendirme süreci üzerine odaklanmıştır.

Kolb bu öğrenme biçimine sahip olan kişilerin;

  • Pratik uygulamalar yerine olayın özünü kavrama; doğru nedir, nasıl oluşur gibi sorulara yanıt arayan,
  • İçe dönük olan,
  • Düşünce ve olayları sezgi yoluyla anlayan, algıları ile öğrenen,
  • Fikirlerin oluşmasında kendi duygu ve düşüncelerine güvenen,
  • Karar vermeden önce dikkatle gözlem yapan,
  • Farklı bakış açılarında bilgi sağlamaya çalışan,
  • Sabırlı, tarafsız ve dikkatli düşünerek karar verme konularında başarılı kişiler olduğunu ifade etmiştir.

C. Soyut Kavramsallaştırma

Burada mantık, kavramlar ve düşünceler duygulardan daha önemlidir. Genel kuramlar geliştirme ve bir problemin çözümünde bilimsel yaklaşım önem kazanmaktadır. Birey düşünce ve olayların mantıksal analizini yaptıktan sonra harekete geçmektedir.

Kolb bu öğrenme biçimine sahip olan kişilerin;

  • Sistematik planlar yapma konusunda başarılı olduklarını,
  • Düşünerek öğrendiklerini,
  • Fikirlerin mantıksal analizlerini yaptıklarını,
  • Açık ve iyi yapılandırılmış fikir sunumu yaptıklarını,
  • Tümdengelim yöntemiyle düşündüklerini ifade etmişlerdir.

D. Etkin Yaşantı

Aktif (etkin) yaşantı öğrenme biçiminde bireyler çevrelerini etkileme ve durumlarını değiştirme özelliğine sahiptir. Bu öğrenme biçiminde izlemekten çok pratik uygulamalar yapma, mutlak gerçek yerine işe yarayanı benimseyip diğerlerini reddetme söz konusudur. Birey, başladığı işi tamamlama ve hedeflerine ulaşmak için risk alma konusunda duyarlı ve başarılı olmaktadır.

Kolb bu öğrenme biçiminde sahip olan kişilerin;

  • Yaparak öğrenme,
  • Risk alma,
  • Dışa dönüklük,
  • Yaptıklarının sonucunu görmek isteme,
  • Geri bildirim alma ve uygulama,
  • Projeler ve kişisel öğrenme aktiviteleri yapma gibi becerilere sahip olduklarını ifade etmektedir.

Kolb’a göre bireyler kendi yaşantılarından, deneyimlerinden öğrenirler ve bu öğrenmenin sonuçları güvenli bir şekilde değerlendirilebilir. Kolb, yaşantısal öğrenme kuramını, somut yaşantı, yansıtıcı gözlem, soyut kavramsallaştırma ve aktif yaşantı yeteneklerini içeren dört aşamalı bir döngü olarak tanımlamıştır. Bu da bireyin öğrenme stilini tek bir yetenek belirlememektedir. Her bir bireyin öğrenme stili, dört öğrenme yeteneğinin birleşenidir. 1976 yılında Kolb tarafından geliştirilen ve eleştiriler sonucunda yeniden 1985 yılında yine Kolb tarafından düzenlenen öğrenme stili envanterindeki puanlar, bireyin soyuttan somuta (SK-SY), aktiften yansıtıcıya (AY-YG) kadar farklı tercihlerini ortaya koymaktadır.

Bu öğrenme stilleri; değiştiren, özümseyen, ayrıştıran ve uyumsayan (yerleştiren) öğrenme stilleridir. Bu öğrenme stillerine sahip bireylerin temel özellikleri ise aşağıda verilmiştir.

Değiştiren (Divergent) Öğrenme Stili

Değiştiren öğrenme stiline sahip bireyler, somut yaşantı ve yansıtıcı gözlem öğrenme yetenekleri baskındır. Bu bireylerin en önemli özellikleri, düşünme yeteneği, anlam ve değerlerin farkında olmalarıdır. Bu bireylerin temel yeteneği, somut durumları pek çok açıdan gözden geçirmek ve ilişkileri anlamlı bir şekilde organize etmektir. Bu stilde eylemden ziyade gözleyerek uyum sağlama vurgulanır. Bu bireyler, öğrenme durumunda sabırlı, nesnel, dikkatli yargıda bulunurlar. Fakat bir eylemde bulunmaktan kaçınırlar. Düşünceleri biçimlendirirken kendi duygu ve düşüncelerini dikkate alırlar. Bu öğrenme stiline değiştiren denmesinin nedeni, bu stile sahip bireyler, bir beyin fırtınası gibi alternatif fikirleri meydana getirmesinin istendiği durumlarda daha iyi performans göstermeleridir.


3 Yorum

Yorum bırak