Tanzimat Edebiyatı Genel Özellikleri – Ayrıntılı İnceleme

Tanzimat Edebiyatı Genel Özellikleri

Osmanlı Devleti 18. yüzyılda savaş alanlarında alınan askeri yenilgilere bağlı olarak Bati karşısındaki üstünlüğünü kaybettiğini fark etmiş ve Batılı kurumları örnek alan kurumlar oluşturmaya ve ıslahatlar yapmaya başlamıştır. Bu ıslahatlar 18. yüzyılda (1718-1730) yılları arasında Lale Devri olarak adlandırılan dönem dışında) genel olarak askeri nitelik göstermiştir. Ulemanın etkisinin kırılamaması ve ulema sınıfının ayaklanmalarda oyuncak olarak kullandığı Yeniçeri Ocağı’nın direnci, çoğu kez ıslahatlardan verim alınamamasına ve ıslahatların toplumsal alana yayılmamasına neden olmuştur.

Yeniçeri Ocağı’nın kaldırıldığı 1826’dan başlayarak ıslahat kültürü yoğunluk kazanmış, Batılılaşma her alanda kendisini daha çok hissettirmiştir.

Diğer yandan 19. yüzyılda Fransız İhtilali’nin yaydığı milliyetçilik olgusunun Osmanlı azınlıklarını ayaklandırmaya başlaması, demokrasiye yönelik yasal düzenlemelerin yapılmasını zorunlu kılmıştır. İmparatorluk içerisindeki gayrimüslim unsurların Müslüman halkla kaynaştırılması kaygısı yeni bir siyasal anlayış doğurmuş, bu eşitlikçi anlayışa Osmanlıcılık denilmiştir. Osmanlıcılık, demokratikleşme yoluyla azınlıkları devlete bağlama amacına dayandırılmış, bu durum Batılaşmaya ivme kazandırmıştır.

I. Abdülmecit döneminde (1839-1861) Dışişleri Bakanlığı’na getirilen Mustafa Reşit Paşa, Osmanlının bütünlüğünün ve bağımsızlığının korunabilmesi; dönemin ihtiyaçlarına ve Batı esaslarına göre devlet kurumlarının yeniden düzenlenmesi için padişaha da kabul ettirdiği Tanzimat Fermanı’nı 3 Kasım 1839’da Gülhane’de okumuştur.

Tanzimat Fermanı ile birlikte devlet ve toplum yaşamındaki değişiklikler bir süre sonra edebiyata da yansımış; Bati kültürü ile yetişen yeni kuşaklar eski edebiyatın yeni edebiyatı anlatmaya elverişsiz olduğunu öne sürmüş ve Batı edebiyatını örnek alan bir dönemi başlatmışlardır.

Batı etkisindeki Türk edebiyatı şu dönemlere ayrılır

  • Tanzimat Edebiyatı (1860-1895)
  • Servet-i Fünun Edebiyatı (1895-1901)
  • Fecr-i Âti Edebiyatı (1909-1912)
  • Milli Edebiyat (1912-1923)
  • Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı (1923-…)

Tanzimat Edebiyatı (1860-1895)

Tanzimat edebiyatı Batı etkisindeki Türk edebiyatının ilk devresidir. Tanzimat siyasi anlamda fermanın ilan tarihi olan 1839’da sanatsal açıdan da ilk özel gazete olan “Tercüman-ı Ahval“in çıkarılmasıyla başlar.

Hazırlık Dönemi

Hazırlık Döneminde ve Öncesinde Gerçekleşen Önemli Yenilikler:

• 1831’de ilk resmi gazete olan Takvim-i Vekayi çıkarılır.

• 1840’ta ilk yarı resmi gazete olan Ceride-i Havadis çıkarılır.

• Şinasi, Ethem Pertev Paşa gibi sanatçılar Fransız şiirinden çeviriler yapar.

• Hayrullah Efendi “Hikâye-i İbrahim Paşa be-İbrahim-i Gülşen-” adlı oyun denemesini yazar.(1844)

• Yusuf Kâmil Paşa 1856’da Fransız yazar Fenelon’dan “Telemak” adlı romanı çevirir. (Bu çeviri 1862’de basılır.)

• Tanzimat edebiyatının hazırlık dönemi Tanzimat Fermani’nin edilmesinden (1839) Şinasi ile Agâh Efendi’nin birlikte çıkardı ilk özel gazete olan Tercüman-i Ahvâl (1860)’e kadar sürer.

Tanzimat edebiyatı sanatçıların eserleri, sanata yaklaşımları dikkate alınarak iki döneme ayrılır:

1.Dönem Tanzimat Edebiyatı (1860-1878)

Tanzimat edebiyatının temel nitelikleri bu dönemde ortaya çıkar. Şinasi. Namık Kemal ve Ziya Paşa’nın oluşturduğu bu dönem Tercüman-ı Ahvâl’in çıkmasıyla başlar, yaklaşık olarak 1878’e kadar devam eder.

Bu dönem için yenilikçi ilerici, bilimsel gelişmelere açık sanatçıların veni girişimlerde bulunduğu bir ilkler dönemi denilebilir. Dönemin en önemli sanatçıları ise Şinasi, Namık Kemal, Ziya Paşa,Ahmet Mithat Efendi, Ahmet Vefik Paşa, Şemsettin Sami’dir.

• Sanatçıların çoğu Fransız kültüründen etkilenmiş; Montesquieu, J.J. Rousseau, Voltaire gibi düşünürleri örnek almışlardır.

• Sanatçılar “Sanat toplum içindir.” görüşünü savunarak, edebiyatı halkı eğitmede bir araç olarak görmüşlerdir. Halkı eğitmek düşüncesiyle yazdıkları için de dilde sadeleşmek istemişler; ancak bunda başarılı olamamışlardır.

• Türk edebiyatına özellikle şiirle gelen özgürlük, vatan, adalet,eşitlik, insanlık gibi kavramlar yeni şiire bir kişilik kazandırırken, divan şiirinin de etkisini yavaş yavaş yitirmesine neden olmuştur. Edebiyatın her alanında eskiye karşı çıkan bu dönem sanatçıları şiirde Fransız edebiyatını örnek alarak “yeni bir öz” hareketini başlatmışlar; vatan, millet, hak, adalet, eşitlik gibi konuları ilk kez bu dönemde işlemişlerdir.

İlgili Yazı:  Yazılı ve Sözlü Anlatım Türleri

• Sanatçılar, yeni konulara yeni biçim geliştirememişler, divan edebiyatı Nazım biçimlerini (gazel, kaside, murabba…) aynen kullanmaya devam etmişlerdir.

• Sanatçılar genelde aruz ölçüsünü kullanmışlar; ancak az da olsa hece ölçüsüyle şiirler denemişlerdir.

• Bu dönem sanatçıları biçim güzelliğinden, estetikten çok içeriğe,düşünceye önem vermişlerdir.

• Divan edebiyatının parça güzelliğine karşı çıkmışlar,bunun yerine konu bütünlüğünü önemsemişlerdir.

• Roman, öykü, makale, fıkra, eleştiri, gazete, tiyatro gibi türler ilk kez edebiyata girmiştir.

• Ortaya konulan eserler taklit yoluyla oluştuğu için teknik yönden zayıftır.

• Türk edebiyatında ilk kez noktalama işaretleri bu dönemde kullanılmıştır.

• Şinasi, Ahmet Vefik Paşa klasisizmden; Namık Kemal, Mithat Efendi ve Şemsettin Sami romantizmden etkilenmiştir.

Birinci Dönem Tanzimat Edebiyatında Roman ve Öykü

• Tanzimat dönemine gelinceye dek Türk Edebiyatında Batılı anlamda roman ve öykü yoktu; ancak divan edebiyatındaki mesneviler bir bakıma bu boşluğu dolduruyordu.

• Tanzimat edebiyatına roman ilk kez çeviri yoluyla girer. (Yusuf Kamil Paşa’nın Fenelon’dan çevirdiği “Telemak” adlı roman)

• 1870’te Şemsettin Sami, Türk edebiyatındaki ilk yerli romanı (Taaşşuk-i Talat ve Fitnat) yazar.

• Türk edebiyatındaki ilk öykü örneklerini (Letaif-i Rivâyât) Ahmet Mithat Efendi verir.

• Namık Kemal ilk edebi romanı (İntibah) ve ilk tarihsel romanı (Cezmi) yazar.

• Bu dönemde roman ve öyküde konu günlük yaşamdan ya da tarihten alınmıştır.

• Romantizmin etkisiyle kahramanlar tek yönlü (iyi-kötü) olarak ele alınmış, iyilerden yana tavır konulmuş, kötüler cezalandırılmıştır.

• Romantizmden etkilenen Namık Kemal, Ahmet Mithat, Şemsettin Sami gibi sanatçılar romanlarında ve öykülerinde tesadüflere çok yer vermişlerdir.

• Sanatçılar bireyi eğitme, toplumu düzeltmeyi amaçladıkları için roman akışını sık sık kesip okuyucuya seslenmişlerdir.

• Süs olsun diye yapılan betimlemeler gereğinden fazla uzatılmıştır.

• Roman kahramanları genellikle İstanbul’un aydın çevrelerinden seçilmiştir.

Birinci Dönem Tanzimat Edebiyatında Şiir

• Bu dönem sanatçıları eski Nazım biçimlerinden kopamamış; gazel, kaside. murabba, terkib-i bent gibi biçimleri kullanmaya devam etmişlerdir.

• Şiirin konusunda değişiklikler yapmışlar, ilk kez vatan, millet, adalet, hak, hürriyet gibi konuları işlemişlerdir.

• Sanatçılar aruz ölçüsünü kullanmaya devam etmişler; ancak bazı sanatçılar (Ziya Paşa, Ahmet Vefik paşa, Namık Kemal) hece ölçüsünü de denemişler

• Şiirde kullanılan Nazım birimi beyittir.

• Divan şiirindeki parça bütünlüğü (beytin yalnızca kendi içinde bütünlük taşıması) yerine beyitler arasındaki konu bütünlüğünü önemsemişlerdir.

• Bu dönemde toplumsal ve siyasal sorunlar şiire yansımıştır.

• Bu dönem sanatçıları dilde sadeleşmeyi amaçlamışlar; ancak başarılı olamamışlar.

• İlk kez bu dönemde şiirlere başlıklar konulmuştur.

Birinci Dönem Tanzimat Edebiyatında Tiyatro

• Tanzimat dönemine gelinceye dek Türk edebiyatında Batılı anlamda tiyatro yoktu, geleneksel Türk tiyatrosunun türleri olan karagöz, orta oyunu gibi türler yazılı bir metne dayanmıyor; sahne, dekor gibi ögeleri içermiyordu.

• Klasisizmden etkilenen Şinasi bu dönemde orta oyunu tiplerinden de yararlanarak ilk yerli oyun kabul edilen “Şair Evlenmesi“ni yazmıştır. (1860)

• Ahmet Vefik Paşa’nın Moliere‘den yaptığı tiyatro çevirileri, Bursa’da yaptırdığı tiyatro binası, tiyatronun gelişmesine katkı sağlamıştır.

İlgili Yazı:  Haber Yazısı Nedir? Haber Yazısı Genel Özellikleri

• Bu dönemin en önemli tiyatro yazarı Namık Kemal’dir. Namık Kemal, yazdığı birçok tiyatroyla halkı eğlendirerek eğitmeyi amaçlamıştır.

• Bu dönemde sahneye genellikle aile, gelenek, görenek,vatan gibi konular çıkarılmıştır.

• Komedilerde klasisizm, dramlarda romantizm etkili olmuştur.

• Tiyatro doğrudan halka seslenen bir tür olduğu için manzum eserler dışındaki oyunlar genelde konuşma diliyle yazılmıştır.

Birinci Dönem Tanzimat Edebiyatında Gazete

• Tanzimat döneminde hemen bütün sanatçılar gazetecilikte uğraşmış, eserlerini gazetelerde yayınlatmıştır; gazete ile edebiyat bu dönemde neredeyse iç içe geçmiştir.

• Gazetelerin etkisiyle halka ulaşma, halkı eğitme amacıyla dil sadeleşmiştir.

Bu dönemin önemli gazeteleri şunlardır:

Takvim-i Vekayi (1831’de devlet tarafından çıkarılan bu gazete ilk resmi gazetedir.)

Ceride-i Havadis (1840’da İngiliz Churchill tarafından çıkarılan bu gazete ilk yarı resmi gazetedir.)

Tercüman-ı Ahval (1860’ta Şinasi ile Agâh Efendi’nin beraber çıkardıkları bu gazete Türk edebiyatının ilk özel gazetesidir.)

Tasvir-i Efkâr (1862’de Şinasi’nin tek başına çıkardığı ikinci özel gazetedir.Şinasi daha sonra Namık Kemal’i bu gazetenin başına geçirmiştir.)

Muhbir (1866’da Ali Suavi çıkarmıştır.)

Hürriyet (1867’de Namık Kemal ve Ziya Paşa birlikte çıkarmıştır.

• Bunların dışında Namık Kemal’in “İbret“; Ahmet Mithat Efendi’nin “Devir, Bedir, Tercüman-1 Hakikat” bu dönemin önemli gazeteleridir.

Birinci Dönem Tanzimat Edebiyatında Eleştiri

• Tanzimat’tan önce Batılı anlamda eleştiri yoktu; yalnızca bazı tezkirelerde sanatçılarla ilgili düşünceler yer alıyordu.

• 1860’tan sonra sanatçılar eskiyi yıkmaya, yerine yenisini yerleştirmeye çalışmışlardır; eleştiriler de bu yönde yoğunlaşmıştır.

• Eleştiri türünün Türk edebiyatındaki öncüleri Ziya Paşa ve Namık Kemal’dir. Ziya Paşa Hürriyet gazetesinde yayınladığı “Şiir ve İnşa makalesinde divan edebiyatını eleştirmiş ve bu edebiyatın Ulusallıktan uzak, yapay bir edebiyat olduğunu, gerçek edebiyatın halk edebiyatı olduğunu belirtmiştir.

• Namık Kemal “Lisan-i Osmanî’nin Edebiyatı Hakkında Bazı Mülahazati Şamildir” adlı yazısında divan edebiyatını daha sistemli eleştirmiştir.

• Ziya Paşa daha sonra Harabat adlı şiir antolojisinin ön sözünde (mukaddime) “Şiir ve İnşa” makalesindeki görüşlerinin tersini savunmuş, divan şiirini yüceltmiş, halk şiirini eşek anırması olarak nitelemiş ve kötülemiştir.

• Bunun üzerine Namık Kemal “Tahrib-i Harabat” ve “Takip” adlı yapıtlarında Ziya Paşa’nın “Harabat” adlı antolojisindeki görüşlerine karşı çıkmış, Ziya Paşa’yı iki yüzlülükle suçlamıştır.

1.Dönem Tanzimat Edebiyatı Sanatçıları

2. Dönem Tanzimat Edebiyatı

• Bu dönem 1876’dan Servetifünun edebiyatının başlangıcına kadar sürer.

• Bu dönemin önemli sanatçıları Recaizade Mahmut Ekrem, Abdülhak Hamit Tarhan, Sami paşazade Sezai, Nabizade Nazım, Muallim Naci’dir.

• Sanatçılar, birinci dönem sanatçılarının toplumcu anlayışı yerine “sanat için sanat” anlayışını benimseyerek mutlu bir azınlığın edebiyatıni oluşturmuşlar.

• Bu dönem sanatçıları II. Abdülhamit’in siyasal baskıları yüzünden topluma dönük sanat yapamamışlar, bireysel konuları işlemişler.

• Eserlerde kullanılan dil birinci döneme göre daha da ağırlaşmış, sanatli söyleyişe önem verilmiştir.

• Gazete ve tiyatro, sanatçıların halka yönelik edebiyat yapmamaları nedeniyle işlevini ve etkisini kaybetmiştir.

• Tiyatro eserleri oynanmak için değil okunmak için yazılmıştır.

• Şiirde felsefi düşünceler, ölüm, karamsarlık, aşk, özlem gibi tema ve konular işlenmiştir. Sanatçılar güzel olan her şeyin şiirin konusu olabileceğini kabul etmişler, böylelikle şiirin konusunu genişletmişlerdir.

İlgili Yazı:  Terkib-i Bent Genel Özellikleri

• Bu dönemde divan şiiri Nazım biçimleri terk edilmeye,Batılı şiir biçimlerinin ilk örnekleri verilmeye başlanmistır.

• Şiirde aruz ölçüsü kullanılmış, Abdülhak Hamit bazı tiyatrolarınıhece ölçüsüyle yazmıştır.

• Bu dönemin şiiri Servetifünun şiirine örnek olusturmustur

• Roman ve öykü tekniği daha da gelişmiş, Batı ölçülerine uygun eserler verilmiştir.

• Abdülhak Hamit Tarhan romantizmden, Recaizade Mahmut Ekrem, Sami Paşazade Sezai realizmden, Nabizade Nazım natülizmden etkilenmiştir.

• Bu dönemde yaşayıp divan edebiyatının özellikle estetik anlayışını savunan tek önemli sanatçı Muallim Naci’dir.

İkinci Dönem Tanzimat Edebiyatında Roman ve Öykü

• Birinci dönem romancıları roman ve öykülerini romantizmin etkisiyle yazarken, ikinci dönem sanatçıları realizmin ve natüralizminetkisiyle yazmıştır.

• Romanlarda gözleme önem verilmiş, sanatçılar romanda kişiliklerini gizlemişlerdir.

• Birinci döneme göre teknik bakımdan daha sağlam romana yazılmıştır.

• Bu dönemde betimlemeler daha ölçülü ve sağlamdır.

• Roman ve öykü kahramanları genellikle İstanbul çevresinden seçilmiştir; ilk kez Nabizade Nazım köy gerçegine (Karabibik romanında), Anadolu insanının sorunlarını ele almıştır.

• Bu dönemde Nabizade Nazım ilk naturalist roman olan “Zehra” yı yazmıştır.

• Recaizade Mahmut ekrem ilk realist roman olan “Araba Sevdası”nı yazmıştır.

• Bu dönemde Sami Paşazâde Sezai Batili anlamda ilk öyküleri (Küçük Şeyler) yazmıştır.

• ikinci Dönem Tanzimat Edebiyatında Şiir

• Bu dönem sanatçıları “sanat için sanat” anlayışıyla şiirler yazmışlardır.

• Birinci dönem şiirinde eski Nazım biçimleriyle yeni konular işlenirken, bu dönemde Fransızcadan yapılan çevirilerle yeni Nazım biçimleri de görülmeye başlanmıştır.

• Şiirler aruz ölçüsüyle yazılmış; ancak bazı şairler (Abdülhak Hamit, Recaizade Mahmut Ekrem) hece ölçüsünü de denemiştir.

• Bu dönem şiirinin Nazım birimi beyittir.

• Sanatçılar, parça güzelliği yerine konu bütünlüğüne önem vermişlerdir.

• Bu dönemde toplumsal konular yerine bireysel ve duygusal sorunlar şiire yansımıştır.

• Recaizade Mahmut Ekrem’in “Zerrattan şümûsa kadar her güzel şey şiirdir.” düşüncesiyle şiirin konusu genişletilmiştir.

• Bu dönem şiirinin dili birinci dönem sanatçılarına göre daha ağırdir, sanatlidir.

• Bu dönemde ilk pastoral şiir yazılmıştır. (Abdülhak Hamit, “Sahra”)

• Bu dönemde de sanatçılar, şiirde ilk dönem sanatçıları gibi romantizmin etkisindedir.

Ikinci Dönem Tanzimat Edebiyatında Tiyatro

• Bu dönemde siyasal baskılar yüzünden ve basina uygulanan sansur nedeniyle sanatçılar bireysel konulara yönelmiş, doğrudan halka seslenen bir tür olan tiyatro işlevini kaybetmiştir.

• Bu dönemin en önemli tiyatro yazarı Abdülhak Hamit’tir.Abdülhak Hamit, bireyin dünyasını öne çıkararak ağır bir dille sahne tekniğine önem vermeden, oynanmak için değil okunmak için tiyatrolar yazmıştır.

• Ali Bey kendisinin yazdığı komediler ve Moliere’den yaptığı uyarlamalarla tiyatronun gelişmesine katkı sağlamıştır.

İkinci Dönem Tanzimat Edebiyatında Eleştiri

• Bu dönemde de birinci dönemde olduğu gibi eleştiri genellikle “eski-yeni” çerçevesinde yapılmıştır.

• Recaizade Mahmut Ekrem’in çıkardığı ilk edebiyat ders kitabı olan “Talim-i Edebiyat“tan sonra eleştiri yazıları yaygınlaşmıştır.

• Recaizade Mahmut Ekrem “Zemzeme” adlı eserin ön sözünde ve “Takdir-i Elhan”da Muallim Naci’nin düşüncelerini eleştirmiş; divan edebiyatına karşı çıkmıştır. Muallim Naci de bu eleştirileri cevaplayıp yazılarını da “Demdeme” adlı bir kitapta toplamıştır.

2.Dönem Tanzimat Edebiyatı Sanatçıları

  • Recaizade Mahmut Ekrem
  • Abdülhak Hamit Tarhan
  • Samipaşazade Sezai
  • Nabizade Nazım
  • Muallim Naci

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Next Post

İbrahim Şinâsî Kimdir? Hayatı Eserleri ve Edebi Kişiliği

Çar Eki 3 , 2018
İbrahim Şinâsî Kimdir? • İstanbul’da doğan Şinasi devlet tarafından Paris’e öğrenim görmesi için gönderilmiş, yurda döndüğünde de çeşitli devlet kademelerinde çalışmıştır. • İlklerin adamı olan Şinasi, Batı etkisindeki Türk edebiyatının öncü yazarlarındandır. • Tanzimat edebiyatı Şinasi’nin çıkardığı ilk özel gazete olan Tercüman-i Ahval ile başlar, Şinasi daha sonra da bir […]

Son Eklenenler