Program Geliştirme

Yapısalcılık nedir? – Structuralism’in özellikleri

Yapısalcılık Nedir?

Yapısalcılık Batı dünyasında Structuralism olarak bilinir. 19. yüzyılın ikinci yarısında dil, kültür, matematik felsefesi ve toplumun analizinde en fazla kullanılan yaklaşım olmuştur. Yapısalcılığın çok belirgin bir okulu olmamasına rağmen Ferdinand de Saussure‘ün çalışmaları genellikle bir başlangıç noktası olarak kabul edilir. Yapısalcılığı birçok çeşitlemesi olan genel bir yaklaşım olarak görmek en doğrusudur.

Wilhelm Wundt’un 1879 yılında deneysel psikoloji laboratuvarı kurmasıyla birlikte “insan davranışının kontrollü koşullardan gözlemlenmesi“ne yönelik çalışmalar başlamış ve bu sayede psikoloji felsefesinden ayrılarak bir bilim dalı haline gelmiştir.

Edward Bradford Titchener’e karşı olan bazı gruplar, Titchener’in sisteminin modasının geçtiğini ve onun hala bu modası geçmiş boş ilkelere bağlı olmasını eleştiriyordu. Titchener bu yorumlara rağmen psikolojide temel bir model kurduğunu düşünmüştür. Ancak bunun sadece bir dönem için geçerli olduğu anlaşıldı. Titchener ölünce de yapısalcılık çöktü.

 

İçe Bakış (İç Gözlem) Metodu

Psikoloji bilinç deneyimlerinin (bilinçli yaşantıların) bilimi olduğuna göre, psikolojinin metodu da bu deneyimlerin gözlenmesini içermek zorundadır. Bir deneyimi, onu yaşayan kişiden başkasının gözlemesi mümkün değildir, bu yüzden psikolojinin kullanacağı metot içe bakış (introspection). Wundt’un deyimiyle içsel algı (internal perception) olmak zorundadır. (Titchener, 1921).

İçe bakışın psikolojide kullanılması fizik ve fizyolojiden kaynaklanmıştır. İçe bakış fizikte ışık ve sesin araştırılmasında, fizyolojide ise duyu organlarının incelenmesinde kullanılmıştır. Örneğin, duyu organlarının çalışma şekli hakkında bilgi edinmek isteyen bir araştırmacı, bir uyarıcı duyu organlarından birisine uygular ve deneklerden kendilerinde oluşan duyumu bildirmelerini ister. (Schultz & Schultz, 2001).

İçe bakış yönetiminin psikolojide kullanılması ise, en kısa açıklamasıyla bireyin kendisini incelemesi, bir olay ya da etki karşısında hissettiklerini, düşündüklerini dile getirmesi şeklinde değerlendirilebilir.

İlgili Yazı:  Psikolojinin Tarihçesi- Psikolojik Kuramlar

1 Yorum

Yorum yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.